Peki ya büyük bir titizlikle ayırdığınız zekatınız, aslında o yardıma hiç ihtiyacı olmayan birine ulaşırsa? Bir Müslüman olarak bu endişeyi taşımanız, ibadetinize verdiğiniz kıymetin ve kalbinizdeki emanet bilincinin en samimi göstergesidir. Birçok hayırsever, özellikle yakın akrabalara yardım ulaştırırken veya fakir ile miskin arasındaki ince farkı ayırt etmeye çalışırken benzer tereddütler yaşıyor. Tam da bu noktada zekat kimlere verilir sorusunun cevabını Kur’an-ı Kerim’in belirlediği esaslarla bilmek, hem zihindeki karmaşayı gidermek hem de bu ilahi köprüyü en sağlam şekilde inşa etmek adına hayati önem taşıyor.
İslam dininin temel direklerinden olan bu mali ibadeti yerine getirirken, yardımlarınızın hak sahiplerine ulaştığından emin olmak istersiniz. Bu rehberimizde, Tevbe Suresi 60. ayetle sınırları çizilen sekiz sınıfı derinlemesine inceleyecek ve 2026 yılı güncel verileriyle zekatın fıkhî boyutlarını ele alacağız. Yazımızın devamında, manevi sorumluluğunuzu huzurla yerine getirmenizi sağlayacak şeffaf bağış yöntemlerini ve yardımlarınızı dünyanın en uzak köşelerindeki gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın yollarını keşfedeceksiniz.
Önemli Noktalar
- Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi 60. ayetle açıkça belirtilen 8 hak sahibini öğrenecek ve ibadetinizi fıkhî kurallara uygun şekilde tamamlayacaksınız.
- İslam hukukunda zekat kimlere verilir sorusunun temelini oluşturan fakir ve miskin kavramları arasındaki ince farkları kavrayarak doğru önceliklendirme yapabileceksiniz.
- Anne, baba, çocuk veya eş gibi zekat verilmesi caiz olmayan yakınları net bir şekilde ayırt ederek sık yapılan hataların önüne geçeceksiniz.
- Yardımlarınızı profesyonel kurumlar aracılığıyla iletmenin, ihtiyaç sahiplerinin mahremiyetini koruma ve gerçek muhtaçlara ulaşma konusundaki avantajlarını keşfedeceksiniz.
- Bereket Derneği’nin şeffaf yönetim anlayışı ile zekat fonlarının nasıl titizlikle ayrıştırıldığını ve raporlandığını öğreneceksiniz.
Kur’an-ı Kerim’e Göre Zekat Verilecek 8 Sınıf Hangileridir?
Zekat, İslam’ın beş temel şartından biri olmasının ötesinde, toplumsal dengeyi koruyan ilahi bir mekanizmadır. Bu ibadetin en hassas noktası, toplanan yardımların kime ulaştırılacağıdır. İslam hukukunda zekatın sarf edileceği yerler, herhangi bir içtihada veya kişisel tercihe bırakılmamıştır. Yüce Allah, Tevbe Suresi’nin 60. ayetinde bu sınıfları bizzat belirleyerek zekatın sınırlarını net bir şekilde çizmiştir. Bu durum, zekatın bir lütuf değil, ihtiyaç sahibinin zengin üzerindeki “hakkı” olduğunu gösterir. Kur’an’da belirtilen zekat verilecek sınıflar, sosyal güvenliğin en kuşatıcı halini temsil eder.
Tevbe Suresi 60. Ayet ve Zekatın İlahi Taksimi
İlgili ayet-i kerimede zekatın verileceği sekiz sınıf şöyle sıralanır: Fakirler, miskinler, zekat toplamakla görevli memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlar (müellefe-i kulub), hürriyetine kavuşturulacak köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmış yolcular. Bu ayetin varlığı, zekat kimlere verilir sorusuna verilmiş en kesin ve değişmez cevaptır. Bu sekiz sınıfın dışındaki yerlere, örneğin cami inşaatı, yol veya köprü yapımı gibi kamusal alanlara zekat verilmesi caiz görülmemiştir. Zekatın doğrudan bireyin mülkiyetine geçmesi, yani temlik edilmesi esastır. Bu ilahi taksim, yardımların dağılmasını önleyerek en muhtaç kesimlerin doğrudan korunmasını amaçlar.
Zekat Memurları, Müellefe-i Kulub ve Köleler
Günümüzde bu sınıfların tespiti, modern hayatın getirdiği karmaşıklıklar nedeniyle profesyonel bir yaklaşım gerektirir. Ayette geçen “zekat memurları” (Amilun), asr-ı saadette zekat toplayan görevlilerken; bugün Bereket Derneği gibi bu emanetleri titizlikle toplayıp tasnif eden ve yerine ulaştıran kurumların kurumsal kimliğini temsil eder. Bu kurumlar, bağışçı ile ihtiyaç sahibi arasında köprü kurarak sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlar.
Borçlular kategorisi ise 2026 yılında, temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmış ve ödeme gücü kalmamış kişileri kapsar. “Müellefe-i kulub” sınıfı ise İslam’ın şefkat yüzünü temsil ederek, toplumsal barışa ve hidayete vesile olacak kişilere ayrılır. Zekat kimlere verilir konusu incelenirken, bu sınıfların her birinin güncel yaşamdaki karşılığını doğru analiz etmek, ibadetin sıhhati açısından kritik bir öneme sahiptir. Emanet bilinciyle hareket eden yardım kuruluşları, bu sekiz sınıfın her birini titiz saha çalışmalarıyla tespit ederek yardımlarınızı en doğru adrese ulaştırır.
Fakir ve Miskin Arasındaki Fark: Kim Daha Önceliklidir?
Zekat ibadetini yerine getirirken en çok merak edilen konulardan biri, Tevbe Suresi’nde yan yana zikredilen “fakir” ve “miskin” sınıfları arasındaki farktır. Çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da İslam hukukunda bu iki grup arasında mali durum açısından önemli bir derece farkı bulunur. Zekat kimlere verilir sorusuna yanıt ararken, bu iki sınıfın ekonomik şartlarını doğru analiz etmek, yardımın önceliğini belirlemek açısından elzemdir. Genel kabul gören fıkhi görüşe göre fakir, nisap miktarından daha az malı olan; miskin ise hiçbir şeyi bulunmayan, günlük yiyeceğe dahi muhtaç kimsedir.
Nisap Miktarı ve Fakirlik Sınırı İlişkisi
Bir kişinin zekat alabilmesi için temel kriter, “havaic-i asliye” denilen asli ihtiyaçlarından fazla ve nisap miktarına ulaşan bir mala sahip olmamasıdır. Barınılan ev, kullanılan otomobil, temel ev eşyaları ve meslek aletleri bu hesaplamaya dahil edilmez. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Zekat Rehberi içerisinde de detaylandırıldığı üzere, asli ihtiyaçlar dışındaki malı 80.18 gram altın değerine ulaşmayan kişiler “fakir” statüsünde değerlendirilir. 2026 yılı ekonomik şartları ve alım gücü düşünüldüğünde, sadece mal varlığına değil, kişinin bu maldan elde ettiği gelirin temel ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığına da bakılır. Borcu düşüldükten sonra nisap miktarı parası olmayan her Müslüman zekat alabilir.
Günümüzde Miskin Kime Denir? Saha Gözlemleri
Miskinler, fakirlerden daha zor durumda olan, barınma ve beslenme gibi en temel insani gereksinimlerini bile temin edemeyen kimselerdir. Modern dünyada bu grup genellikle savaş mağdurları, mülteci kamplarında yaşam mücadelesi verenler veya büyük doğal afetler sonrası tüm varlığını kaybetmiş ailelerden oluşur. Bereket Derneği olarak yürüttüğümüz saha araştırmalarında, miskinlerin tespiti için titiz bir inceleme süreci yürütüyoruz. Sadece beyanla yetinmiyor, yerinde incelemelerle gerçek ihtiyaç sahiplerini belirliyoruz. Özellikle açlık sınırı altında yaşayan ve hiçbir düzenli geliri olmayan aileler, zekat kimlere verilir listesinin en başında yer alır.
Zekatın en faziletli ulaştırılma biçimi, en muhtaç olandan başlayarak toplumsal halkayı genişletmektir. Eğer çevrenizde bu ayrımı yapacak vaktiniz veya imkanınız yoksa, zekat ve sadaka bağışlarınızı profesyonel ekiplerimiz aracılığıyla gerçek miskinlere ulaştırarak manevi sorumluluğunuzu huzurla yerine getirebilirsiniz. Bu süreçte emanetleriniz, titizlikle ayrıştırılan fonlar üzerinden doğrudan hak sahiplerine teslim edilir ve her adım şeffaflıkla raporlanır.
Zekat Kimlere Verilemez? Sık Yapılan Hatalar
Zekatın sahih olması için niyet kadar, malın ulaştığı adresin de fıkha uygun olması gerekir. Çoğu hayırsever, iyi niyetle yaptığı yardımların zekat yerine geçmediğini sonradan öğrenerek manevi bir üzüntü yaşayabiliyor. Bu nedenle zekat kimlere verilir sorusunun tersini sormak, yani kimlere verilemeyeceğini bilmek, ibadetin selameti açısından hayati bir adımdır. İslam hukukuna göre zekat, kişinin bakmakla yükümlü olduğu yakınlarına veya zenginlik sınırında olanlara verilemez. Ayrıca zekatın bir ibadet olarak sadece Müslümanlara tahsis edilmesi esastır; Müslüman olmayan ihtiyaç sahiplerine ise sadaka ve diğer bağış türleriyle yardım eli uzatılabilir.
Aile İçi Zekat: Kimlere Düşer, Kimlere Düşmez?
İslam fıkhında “usul ve füru” olarak adlandırılan üst soy ve alt soya zekat verilmesi caiz değildir. Anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar “usul”; çocuklar ve torunlar ise “füru” kısmını oluşturur. Bu kişilere zekat verilememesinin temel sebebi, zengin olan kişinin bu yakınlarına bakmakla zaten dini ve hukuki olarak yükümlü olmasıdır. Eşler arasında da benzer bir durum söz konusudur; koca karısına zekat veremez çünkü aralarında bir menfaat birliği ve geçim sorumluluğu bulunur.
Buna karşın kardeşler, amcalar, halalar, teyzeler ve dayılar eğer fakir iseler onlara zekat verilebilir. Hatta fıkhi kaynaklar, yabancı bir fakirden önce bu yakınlara zekat vermenin daha faziletli olduğunu belirtir. Bu durum hem bir ibadetin ifası hem de sıla-i rahim (akrabalık bağlarını güçlendirme) sevabını bir arada sunar. Zekat kimlere verilir araştırması yaparken, önceliği bu yakın çevredeki gerçek ihtiyaç sahiplerine vermek toplumsal dayanışmayı temelden güçlendirir.
Kurumlara ve Hayır İşlerine Zekat Verilir mi?
Zekatın geçerli olabilmesi için “temlik” şartı aranır. Temlik, zekat olarak verilen malın veya paranın doğrudan bir fakirin mülkiyetine geçmesi, onun tasarrufuna bırakılması demektir. Bu sebeple cami, okul, yol, köprü veya çeşme yapımı gibi kamusal hizmetlere zekat fonu aktarılamaz. Çünkü bu tür yapılarda mülkiyet bir şahsa değil, kamuya aittir. Zekat, bir binanın tuğlası değil, bir yetimin gıdası veya bir borçlunun kurtuluşu olmalıdır.
Bereket Derneği gibi yardım kuruluşlarına verilen zekatlar ise derneğin bu parayı doğrudan hak sahiplerine ulaştırması şartıyla geçerli olur. Bizler, emanet aldığımız zekat bağışlarını genel fonlarımızdan tamamen ayrı tutuyor ve sadece Tevbe Suresi’nde belirtilen sınıflara, nakdi veya ayni yardım olarak ulaştırıyoruz. Şeffaf raporlama süreçlerimiz sayesinde bağışçılarımız, zekatlarının mülkiyet transferinin doğru şekilde gerçekleştiğinden emin olarak manevi huzura kavuşuyor.

Zekatın En Doğru Şekilde Ulaştırılması: Şahsen mi, Dernekle mi?
Zekatın kime verileceği kadar, bu emanetin nasıl ulaştırılacağı da ibadetin sıhhati ve toplumsal nezaket açısından kritik bir meseledir. Pek çok hayırsever, yardımlarını kendi elleriyle teslim etmenin manevi huzurunu yaşamak ister. Ancak günümüzün karmaşık sosyal yapısı içerisinde gerçek ihtiyaç sahibini doğru tespit etmek, her zaman göründüğü kadar kolay olmayabilir. Zekat kimlere verilir sorusunun fıkhi karşılığını bilmek yetmez; aynı zamanda bu yardımı ulaştırırken muhtaç durumdaki kişinin onurunu kırmamak ve mahremiyetini korumak da bir o kadar önemlidir. Şahsen yapılan yardımlarda bazen “veren el” ile “alan el” arasındaki dengenin hassasiyeti kaybolabilir, bu da yardımı alan kişi üzerinde bir mahcubiyet oluşturabilir.
Kurumsal bir aracılık, yani dernekler vasıtasıyla zekat vermek, bu noktada hem fıkhi hem de lojistik bir güvence sağlar. Bereket Derneği gibi bu işi profesyonel bir emanet bilinciyle yürüten kurumlar, bağışçı ile ihtiyaç sahibi arasında şeffaf bir perde görevi görür. Bu sayede yardım alan kişinin kimliği gizli tutulurken, bağışçının zekatı da en doğru adrese, en muhtaç olana ulaştırılır. Profesyonel ekiplerce yapılan saha araştırmaları, yardımların sadece beyana dayalı değil, somut ihtiyaç analizlerine göre dağıtılmasını sağlayarak zekatın adaleti tesis etme amacına hizmet eder.
İhtiyaç Sahibi Tespitinde Şeffaflık ve Titizlik
Zekat ulaştırma süreci, sadece bir paketin teslim edilmesinden ibaret değildir. İslam hukukunda zekatın geçerli olması için gereken “temlik” şartı, yani malın bizzat fakirin mülkiyetine geçmesi hususu, kurumlar tarafından titizlikle denetlenir. Bereket Derneği, zekat fonlarını diğer bağışlardan tamamen ayrı bir havuzda toplar ve bu fonları sadece ayetle belirlenen sınıflar için kullanır. Online bağış sistemimiz sayesinde hayırseverler, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar saniyeler içerisinde zekatlarını ulaştırabilir, bağışlarının her aşamasını şeffaf raporlama sistemlerimiz üzerinden takip edebilirler.
Uzak Coğrafyalara Kardeşlik Köprüsü: Afrika ve Asya
Zekatın sadece yerel bir yardımlaşma aracı değil, küresel bir dayanışma köprüsü olduğunu unutmamalıyız. Türkiye’deki bir hayırseverin zekatı, Afrika’da açlık sınırında yaşayan bir yetimin gıdası veya Asya’da temiz suya ulaşamayan bir ailenin umudu olabilir. Dünyanın en uzak coğrafyalarındaki kriz bölgelerine ulaşmak, bireysel çabalarla oldukça güçtür. Bereket Derneği’nin uluslararası yardım ağı, zekat kimlere verilir listesindeki “miskinler” ve “yolda kalmışlar” sınıfına giren milyonlarca insana ulaşmanıza imkan tanır. Bu küresel kardeşlik köprüsü, ibadetinizin bereketini sınırların ötesine taşır.
Manevi sorumluluğunuzu tam bir huzurla yerine getirmek ve zekatınızı dünyanın en muhtaç bölgelerindeki gerçek hak sahiplerine ulaştırmak için siz de zekat ve sadaka sayfamız üzerinden bağışınızı gerçekleştirebilir, iyiliğin yayılmasına vesile olabilirsiniz.
Bereket Derneği ile Zekat Bağışınız Güvende
Zekat ibadeti, sadece bir mali yardım değil; aynı zamanda bir Müslüman’ın üzerine düşen en büyük emanetlerden biridir. Bereket Derneği olarak 2010 yılından bu yana bu emanetin ağırlığını ve manevi sorumluluğunu derinden hissediyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne dek sürdürdüğümüz şeffaflık politikası ve titiz çalışma prensipleri sayesinde, binlerce hayırseverin güvenine layık olmanın huzurunu yaşıyoruz. Zekat fonlarımızı, genel bağış veya sadaka fonlarımızdan tamamen bağımsız, özel bir sistem içerisinde yönetiyoruz. Bu hassas ayrıştırma sayesinde, ayırdığınız zekat miktarının tek bir kuruşu bile fıkhi açıdan uygun olmayan bir alana aktarılmıyor.
Zekat Bağışı Nasıl Yapılır? Adım Adım Online Bağış
Modern teknolojik altyapımız, ibadetinizi hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirmenize olanak tanır. Web sitemiz üzerinden online bağış sekmesine girdiğinizde, zekat kategorisini seçerek kredi kartı veya banka kartınızla işleminizi saniyeler içinde tamamlayabilirsiniz. Eğer banka havalesi veya EFT yöntemini tercih ediyorsanız, sitemizde yer alan güncel banka hesap numaralarımızı kullanabilirsiniz. Bu yöntemde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, açıklama kısmına mutlaka “Zekat” ibaresinin yazılmasıdır. Bu basit not, bağışınızın doğru fona aktarılmasını ve zekat kimlere verilir listesindeki hak sahiplerine ulaştırılmasını sağlar. Bağışınız sistemimize düştüğü andan itibaren, sürecin her aşamasında SMS veya e-posta yoluyla bilgilendirme alırsınız.
Paylaştıkça Çoğalan Bereket: Neden Bizi Seçmelisiniz?
Bizim için yardım süreci, paranın teslim alınmasıyla bitmez; aksine asıl sorumluluk o noktada başlar. Bereket Derneği, zekatın yanı sıra su kuyusu, kurban ve yemek bağışı gibi projeleriyle de entegre bir yardım ağı sunar. İslami usullere ve fıkhi kurallara tam bağlılık göstererek, yardımlarınızı sadece beyana dayalı değil, yerinde yapılan sosyal incelemelerle onaylanmış gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Şeffaf raporlama sistemimizle, emanetinizin kimlere ve nasıl ulaştığını dilediğiniz zaman sorgulayabilirsiniz. 2026 yılında da aynı titizlikle, hayırseverler ile mazlum coğrafyalar arasında gönül köprüleri kurmaya devam ediyoruz. Zekat kimlere verilir endişesini taşımadan, yardımlarınızın en uzak coğrafyalardaki yetim ve miskinlere ulaştığından emin olabilirsiniz.
Siz de bu iyilik hareketinin bir parçası olabilir, manevi sorumluluğunuzu güvenilir eller aracılığıyla huzurla yerine getirebilirsiniz. Zekatınızı şimdi online bağışlayın ve bir gönle dokunun.
Emanet Bilinciyle Geleceğe Uzanan İyilik Köprüsü
Zekat, sadece bir miktar malın el değiştirmesi değil; toplumsal adaletin ve kardeşliğin en güçlü teminatıdır. Bu ibadeti ifa ederken zekat kimlere verilir hususunda gösterdiğiniz hassasiyet, yardımlarınızın ilahi rızaya uygun şekilde yerine ulaşmasını sağlar. Fakir ve miskin arasındaki ince farkı gözetmek, bakmakla yükümlü olduğunuz yakınları ayırt etmek ve yardımı ulaştırırken kul onurunu korumak, bu sürecin en temel taşlarıdır. Kurumsal bir aracılığı tercih etmek, fıkhî detayların titizlikle yönetilmesini sağlarken yardımlarınızın sınırları aşarak en muhtaç coğrafyalara ulaşmasına vesile olur.
Bereket Derneği olarak 15 yılı aşkın tecrübemiz ve emanet bilincimizle, yurt içi ve yurt dışındaki gerçek ihtiyaç sahiplerini bizzat yerinde tespit ediyoruz. Şeffaf raporlama süreçlerimizle her bağışın izini sürüyor, yardımlarınızı emanet aldığımız her anın sorumluluğunu vakur bir duruşla taşıyoruz. Siz de bu manevi yolculukta bize ortak olabilir, ibadetinizi huzurla tamamlayabilirsiniz.
Zekat Bağışınızı Şeffaflıkla İhtiyaç Sahiplerine Ulaştırın
İyiliğin ve bereketin paylaştıkça çoğaldığı bir dünyayı hep birlikte inşa edebiliriz. Kalbinizdeki bu samimi niyetin tüm mazlum coğrafyalara şifa olması dileğiyle.
Sıkça Sorulan Sorular
Kardeşe, amcaya veya dayıya zekat verilir mi?
Evet, fakir olmaları şartıyla kardeş, amca, hala, dayı ve teyze gibi akrabalara zekat verilebilir. İslam fıkhına göre bu kişiler, bağışçının bakmakla yükümlü olduğu “usul ve füru” yani anne, baba veya çocuk sınıfına girmezler. Hatta yoksul akrabaya zekat ulaştırmak, hem ibadetin ifası hem de sıla-i rahim sevabı kazandırdığı için yabancıya vermekten daha faziletli kabul edilir.
Öğrenciye zekat verilir mi? Şartları nelerdir?
Evet, eğitim masraflarını karşılayacak yeterli malı veya geliri bulunmayan öğrencilere zekat verilebilir. Bir öğrencinin ailesi zengin olsa bile, öğrencinin kendi mülkiyetinde nisap miktarı malı yoksa zekat almasında bir sakınca yoktur. İlim yolunda olan gençlerin desteklenmesi, zekat kimlere verilir sorusunun toplumsal gelişim açısından en kıymetli cevaplarından biridir.
Borçlu olan birine zekat verilirken borcu mu kapatılmalı?
Borçlu kişiye zekat verirken parayı bizzat kendisine teslim ederek onu borcundan kurtarmak esastır. Ancak borçlunun rızası ve onayı alınması şartıyla, zekat miktarı doğrudan alacaklıya da ödenebilir. Önemli olan, bu mali yardımın borçlunun mülkiyetine geçmesi veya onun borç yükünü doğrudan hafifletmesidir.
Zekat verirken ‘bu zekattır’ demek şart mıdır?
Hayır, zekat verirken bunun bir zekat olduğunu karşı tarafa söylemek dini bir zorunluluk değildir. Bağışçının kalben niyet etmesi, yardımın zekat olarak kabul edilmesi için yeterlidir. İhtiyaç sahibinin onurunu kırmamak ve mahcubiyet oluşturmamak adına “hediye” veya “ikram” gibi ifadeler kullanarak teslim etmek daha vakur bir davranıştır.
Kayınvalide veya kayınpedere zekat düşer mi?
Evet, fakir olmaları durumunda kayınvalide ve kayınpedere zekat verilebilir. Eşlerin anne ve babaları, kişinin bakmakla yükümlü olduğu öz ebeveynleri (usul) kapsamında değerlendirilmez. Arada kan bağı ve nafaka yükümlülüğü bulunmadığı için, muhtaç durumdaki kayınvalide veya kayınpedere zekat ulaştırmak fıkhî açıdan caizdir.
Zekat taksitle ödenebilir mi?
Evet, hesaplanan zekat miktarı yıl içerisine yayılarak taksitler halinde ödenebilir. Önemli olan husus, zekatın farz olduğu tarihten itibaren makul bir sürede tamamının hak sahiplerine ulaştırılmasıdır. Bu yöntem, bağışçının bütçesini planlamasına yardımcı olurken ihtiyaç sahiplerinin de düzenli bir destek almasına imkan sağlar.
Yurt dışına zekat göndermek caiz midir?
Evet, yurt dışındaki muhtaç Müslümanlara zekat göndermek caizdir ve özellikle kriz bölgeleri için oldukça faziletlidir. Yerel ihtiyaçlar gözetilmekle birlikte, savaş veya açlık gibi büyük felaketlerin yaşandığı coğrafyalara yardım ulaştırmak İslam’ın evrensel kardeşlik ilkesine uygundur. Zekat kimlere verilir konusu incelenirken, bu küresel dayanışmanın manevi bereketi her zaman ön planda tutulmalıdır.
Damat veya geline zekat verilebilir mi?
Evet, fakir olmaları şartıyla damat ve geline zekat verilebilir. Damat ve gelin ile bağışçı arasında bir usul-füru ilişkisi bulunmadığı ve birbirlerine bakma yükümlülükleri olmadığı için bu işlem fıkhî açıdan uygundur. Bu yardım, yeni kurulan veya ekonomik zorluk çeken ailelerin ayakta kalmasına sağlanan manevi bir destektir.