Blog

Kurban Kesmek Vacip midir? Kime Vacip?

kurban kesmek vacip midir kime vacip

İslam’da kurban ibadeti, hem tarihî hem de manevî derinliği olan önemli bir kulluk göstergesidir. Kurban, Allah’a yakınlaşmanın ve itaatin sembolü olarak kabul edilir. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’i Allah rızası için kurban etmeye razı olması, bu ibadetin özünü teşkil eder. Bu yönüyle kurban; bir teslimiyet, sadakat ve kulluk imtihanıdır. Bu ibadetin fıkhî açıdan hükmü ise mezheplere göre farklılık göstermektedir. Kurban, bireyin Rabbine olan bağlılığını, takvasını ve ihlasını sergilediği derin manalar taşıyan bir ibadettir.

Hanefî mezhebine göre kurban kesmek vaciptir. Yani dinen yapılması kesin bir şekilde istenen, ancak inkârı kişiyi dinden çıkarmayan bir yükümlülüktür. Vacip oluşunun delili, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) uygulamasıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) her yıl kurban kesmiş, bunu ümmetine de tavsiye etmiştir. Hatta “Kim imkânı olduğu hâlde kurban kesmezse, bizim namazgâhımıza yaklaşmasın” buyurarak bu ibadete ne denli önem verdiğini vurgulamıştır. Bu hadis, kurban ibadetinin vacip oluşuna dair kuvvetli bir işaret olarak kabul edilmiştir.

Mezheplere Göre Kurbanın Hükmü

Kurban, Hanefîler dışındaki üç mezhepte sünnet-i müekkededir. Malikî ve Hanbelî mezheplerinde bu sünnetin terk edilmesi hoş karşılanmaz. Şâfiî mezhebinde de düzenli olarak yapılması önerilen kuvvetli bir sünnettir. Ancak Hanefî mezhebine mensup olan bir Müslümanın, maddî imkânı olduğu hâlde kurban kesmemesi mekruh görülmüştür. Diğer mezheplerde de bu ibadetin terk edilmesi, dinî hassasiyetin zayıflığına delalet edebilir. Dolayısıyla kurban, hükmü ne olursa olsun ümmetin geneli için önem arz eden bir ibadettir.

Kimler Kurban Kesmekle Yükümlüdür?

Kurban kesmenin vacip olması için bazı şartların bir araya gelmesi gerekir. Bu şartları taşıyan Müslümanlar için kurban kesmek vacip olur. Bu şartlar şunlardır:

  • Müslüman olmak
  • Akıl sağlığı yerinde olmak
  • Bulûğa ermiş olmak
  • Mukim (yani seferi olmamak) olmak
  • Nisap miktarı mala sahip olmak

Nisap miktarı, temel ihtiyaçlar ve borçlar dışında yaklaşık 81 gram altın ya da bu değere denk mala sahip olmakla oluşur. Bu şartlara sahip olan kişilerin kurban kesmesi vaciptir. Kadın ya da erkek fark etmeksizin yukarıdaki niteliklere sahip herkes bu ibadeti yerine getirmekle yükümlüdür.

İslam’da kurban, malî bir ibadet olduğundan kişinin maddî durumu yükümlülük doğması noktasında doğrudan etkilidir. Kurban kesmekle yükümlü olmak için kişinin zengin sayılması gerekir. Bu zenginlik ölçüsü, her ne kadar zekâtla benzerlik gösterse de farklıdır. Zekâtta bir yıl bekleme şartı aranırken kurbanda bu şart yoktur. Bayram sabahı itibariyle nisap miktarına sahip olan kişi, kurban kesmekle yükümlü olur. Sahip olunan malın üzerinden yıl geçmesi gerekmez.

Kurban kesmenin vacip olabilmesi için kişinin mukim olması, yani seferi olmaması gerekir. Seferî olan yani yolculuk hâlinde bulunan bir kişi kurban kesmekle yükümlü değildir. Ancak isterse nafile olarak kurban kesebilir. Bu, kişinin niyetine ve bulunduğu şartlara bağlıdır. Yolcu kimseler için kurban ibadeti faziletli olmakla birlikte zorunlu değildir.

Kadınlara Kurban Vacip midir?

Yukarıda sayılan şartları taşıması hâlinde kadınların da kurban kesmesi vaciptir. Toplumda bu konuda zaman zaman yanlış kanaatler oluşmakta, kurbanın erkeklere mahsus bir ibadet olduğu düşünülmektedir. Oysa İslam’da mülkiyet şahsa aittir. Kadın ya da erkek fark etmeksizin, maddî durumu yerinde olan her birey kurban ibadetinden sorumludur. Kadınların da bu yükümlülüğü yerine getirmesi, kulluk sorumluluğunun bir parçasıdır.

Çocuklar ve Kurban Sorumluluğu

Bulûğa ermemiş çocuklar kurbanla yükümlü değildir. Ancak anne veya babaları çocukları adına kurban kesebilir. Bu durum vacip bir yükümlülük değil, sevap umularak yapılan bir ibadettir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) torunları Hasan ve Hüseyin için akika kurbanı kestiği rivayet edilir. Dolayısıyla küçük yaşta çocuklar için kesilen kurban, mendup kabul edilmiştir. İmkânı olan ebeveynlerin bu uygulamayı yaşatmaları, ibadet bilincinin aile içinde gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Kurbanın Terk Edilmesinin Hükmü Nedir?

Hanefî mezhebinde vacip olan kurbanı bilerek terk etmek mekruh kabul edilir ve bu durum dinî açıdan hoş görülmez. İmkânı olduğu hâlde kurban kesmeyen bir kimse günahkâr olur. Hatta bazı âlimler, böyle bir kişinin tövbe etmesi ve istiğfarla bu ibadetin yerine getirilmemesinden ötürü Allah’tan af dilemesi gerektiğini belirtmişlerdir. Diğer mezheplerde vacip değilse de sünnet-i müekkede olması sebebiyle terk edilmesi halinde dinî sorumluluk hissi zarar görebilir. Bu da manevî açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Kurban ibadeti, her ne kadar hükmü mezheplere göre değişse de İslam’ın ruhunu yansıtan temel ibadetlerden biridir. Hanefî mezhebine göre maddî durumu elveren, akıllı, ergen ve mukim olan her Müslüman için kurban kesmek vaciptir. Bu yükümlülük, ibadetle birlikte paylaşmayı, kardeşliği ve sosyal dayanışmayı da içinde barındırır. Kurban kesmek, kişinin hem Rabbi ile hem de toplumla olan bağını kuvvetlendiren bir ibadettir. İmkânı olan her Müslümanın bu ibadeti hassasiyetle yerine getirmesi, kulluğun ve teslimiyetin bir gereğidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir